TaylanAydin.info

Heybede şiir

Sessizlik, umudun tükendiği zamanlarda kurulur içimize.

Gözlerden akan çaresizlik ıslatır aklımızın ıssız kalmışlığını.

Kent gezginliği,

anılardan arda kalan ve heybemizde iki parça kırıntıdır sevincimiz.

Sokak çocuklarının o masum ve heyecanlı coşkusunda yıkanır

kimi zaman ruhumuz.

Vururuz öfkemizi çarmıha.

 
Şair Fadıl Öztürk ile Söyleşi

Devlete göre, cezasını çekmiş eski bir siyasi suçluyum.  Annem ve babama göre, yedi çocuklarından en büyüğüyüm. Anneme kalsa, beni hem cinslerinden bir kadınla baş-göz etmeden, elini eteğini çekmez bu dünyadan.                                                
 
 

 

 
Cennet Bilek’le Söyleşi
Eskişehir’de doğan Cennet Bilek, ilkokul, lise ve yüksek öğrenimini Eskişehir’de bitirdi. Anadolu Üniversitesi Felsefe bölümünde öğrenciliği devam ediyor. Edebiyatla tanışması 1990’lı yıllarda çalıştığı Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaşadığı trajik olayları yazmasıyla başlamıştır. Yazar dünyanın Doğu’sundan Batı’sına yaptığı yolculuklarda savaşların
insanlar üzerinde yarattığı yıkımı ve bu yıkımı örtmek için yaratılan sanal kültürlerinin ve mimarinin izini sürüyor. Yıkımın yarattığı gölgelerle kimi zaman Almanya’daki Bahnhof’larda, kimi zaman da Anadolu’da yüzleşerek “Barış’ın felsefe”sini ve barışı sorguluyor. Yazdığı denemeler, “Esmer”, “Evrensel Kültür”, “Damar”, “Deliler Teknesi”, “İle”, “Mavi
Ada”, “Paspatur”, “Akköy”, “Lacivert”, “Hekim Postası” “Ekin sanat” “Kar” gibi edebiyat ve sanat dergilerinde yayımlanmıştır. Ayrıca İnsan Hakları Derneği ve Edebiyatçılar Derneği üyesidir.
 
Düşlerim İstanbul Yolcusu
hep sana umut ,
sana minnet ,sana küskün
biraz acı,
biraz kin ile, birazda sevgi ile geldiler
geldiler de dolmadı koynundaki heyben.
ve şimdi düşlerim sana yolcu
yassak kentler içinde illegal geçerken
adim gazete sayfalarında,
aranıyor  yazıyordu
mevsim eylül
 
Nenem'in Göz Yaşları
...tarihin beleklerinde üstü kan ile, toprak ile kaplı bir gerçeği, bir tramvayı, bir soykırımı anlatıyoruz. Kelimeler yitik, cümleler kesik, şiirler yarım kalıyor. Yarım kalıyoruz,  sevinçlere, özlemlere, yurdumuza. Zaman geçiyor, zaman deşiyor, zaman dişliyor yaralarımızı.

Ve biz,  halen  o  ‘’tarih öncesi köpeklerin havladığı’’ zamanlarda yaşıyoruz…

 
DEVLET Mİ ? KONFEDARALİZM Mİ ?-1-

Sınıflı toplumları yaratan kapitalizm, sınıflar arası rekabetin ve çelişkinin  yanı sıra, adeta azgın bir canavara dönmüş doğa katili ve kültürler bozgunculuğunu da   üstlenmiştir. Kapitalizmin bu yok edici gelişiminin başlangıcında bir  toplumsal gereksinim ve tarihi alt üst oluşlar vardı. Bu noktada olumlu ve olumsuzluklarıyla ayırmak bence biraz daha gerçekçi olacaktır.  

 
Ateşin Çocukları

Elveda sabahın kaçınılmaz açısı.

Kimsenin ruhu duymadan bir köşede 
Korkmadan, hıçkıra hıçkıra ağlayarak gidiyorum.
Bu sürgün yüreğimi kimseye sormadan ,
Pazarlıksız alıp göçüyorum.

Gidiyorum bir başka sürgün ülkeye.

 
tarihini yitirmiş zaman

aktı gözlerinden yaşları baharımın.

küstü çocuksu güneşi yazlarımın.

uzandı içime kış yalnızlığım.   

kirpiklerini yüzüme kapayarak yarınların,

 
Mülteci Özlemler

Umut harflerini çizdim eylül yağmurunda.

Sonbahar yaprağını izlerken düşümde,

Alıp getirdi seni bana. 

Oysa ben, hep ilkbahar sessizliğinde

Gelmek isterdim,

Yağmur değmemiş yanaklarına düşmek için.
 
Herkes Kendi Yarasını Arar

“Bu dünyada ki yaşam, ruhun bir bedene girmesiyle kirlenmeye başlamıştır.” 

İlkin yorgun bedenlerimiz söner duygularımızın ardı sıra, fikirlerimizin göç ettiği bu karmaşık coğrafyada özümüze ait ne varsa birer birer öldürdük…
Sonra bir düşün ardından gitti gözlerimiz. Sevmekten öteye nefretin, asktan öteye yasakların, merhametten öteye kinin geçerli olduğu duygularda bulduk kendimizi. Her şeye bulaştık, kirlendik, gün batımı akşamlarda bile onlarca defa öldük, öldürdük.
Kimi zaman narsistçe acı çektik, kimi zaman özgürlüğün kıyısında dinlendik. Anlaşılmaz bir iç kargaşasında çok cinayetler işledik.

 
dirok
her yağdığında yağmur sabaha,
çig bir şafak sokülür dağlarda.
ve o dağlarki ölmek ile başlar güzelleşmeye.
tıpkı nobetteki partizan gibi ...
ne demiş yoldaş Sehpada;  “anlamlıysa ölüm, yaşamak kadar güzeldir”
 
İki Şair: A. Can Ataş ve Taylan Aydın - Hasan Bildirici
Şair olmayı denemiş, ancak 5-6 şiirin dışında şiir yazamamış olan bana göre şairlik edebiyat sanatında bir ayrıcalıktır. Yazdığım birkaç şiir Cezaevi Şairleri Antolojisi’nde yayınlandı, ancak şair olamadım. Şiir yerine roman ve öykü beni alıp götürdü. Şiir, çok düşünüp az yazmaktır. İmge peşinde koştuğunuz gün boyu aşırı düşünmekten serseme döndüğünüz bir vakit birkaç mısra bulmuşsanız ne mutlu size!
 
’Zazacılık’’ Tartışması Üzerine

‘’Eger, o bir zorba ise, siz onu tahttan indire bilirsiniz, ançak ilk önce o zorbanın içinizde kurulmuş tahtını yıkmalısınız’’

Bu başlığı atmak hoşuma gitmiyor ama son dönemde tırmanan gerilimi anlatacak başka bir konu  başlık bulamadım yazıma. Kökleri eskiye dayananan fakat bu son süreçte daha cok polemik konusu haline gelmis “Zazacılık” tartiışması  artık iyi niyetli bir tartışma konusu olmaktan çıktı. Keskin  ve karşılıklı kutuplaşmayı yaratıyor olması kaygı duyulacak cinsten sezgilerimi tırmalamıyor desem yalan olur.
 
Dersiminfo
İlgili olanlar bilir. Kırmanci dili dünyada yok olmaya mahkum diller arasında.  Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) 21 Şubat Dünya Anadili günü öncesinde yayımladığı "Tehlike Altındaki Diller Atlası"na göre, Türkiye'de 15 dil tehlike altında. Bunlardan biride Kırmanci(zazaca). Dersiminfo bu anlamda benim değerlendirmeme göre çok önemli bir açığı kapatma konusunda iddalı.
 
rüzgar eserken

önce kumsallar çekildi.

sonsuz bir nefes alıp küçülüyor her bir dalga.

küçüldükçe denizler de kuruyor artık.

mavilik, bir hortum gibi denizlerin içine gömülerek

kasırgalara dönüşüyor. 

 

ve karanlığa benziyor sensiz kalma korkusu.

ve karanlığa benziyor korkunun o ince tortusu. 

 
ilk anı

sonların son olduğu bilinmez bir karanlık 

ilklerin ilk olduğuysa unutulmaz bir aydınlık. 

 

sen benim ilk yaramazlığım.

çamurlar içinde yuvarlandığım.

saklambaç oynarken sobeleyemediğim,

bahçesinde çiçekler çaldığım,

dallarından erikler kopardığım, ilk çocukluğum. 
 
More Articles...
<< Start < Prev 1 2 3 Next > End >>

Page 1 of 3

İstatistik

Content View Hits : 28535