TaylanAydin.info

Nenem'in Göz Yaşları
...tarihin beleklerinde üstü kan ile, toprak ile kaplı bir gerçeği, bir tramvayı, bir soykırımı anlatıyoruz. Kelimeler yitik, cümleler kesik, şiirler yarım kalıyor. Yarım kalıyoruz,  sevinçlere, özlemlere, yurdumuza. Zaman geçiyor, zaman deşiyor, zaman dişliyor yaralarımızı.

Ve biz,  halen  o  ‘’tarih öncesi köpeklerin havladığı’’ zamanlarda yaşıyoruz…

 
’Zazacılık’’ Tartışması Üzerine

‘’Eger, o bir zorba ise, siz onu tahttan indire bilirsiniz, ançak ilk önce o zorbanın içinizde kurulmuş tahtını yıkmalısınız’’

Bu başlığı atmak hoşuma gitmiyor ama son dönemde tırmanan gerilimi anlatacak başka bir konu  başlık bulamadım yazıma. Kökleri eskiye dayananan fakat bu son süreçte daha cok polemik konusu haline gelmis “Zazacılık” tartiışması  artık iyi niyetli bir tartışma konusu olmaktan çıktı. Keskin  ve karşılıklı kutuplaşmayı yaratıyor olması kaygı duyulacak cinsten sezgilerimi tırmalamıyor desem yalan olur.
 
Dersiminfo
İlgili olanlar bilir. Kırmanci dili dünyada yok olmaya mahkum diller arasında.  Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) 21 Şubat Dünya Anadili günü öncesinde yayımladığı "Tehlike Altındaki Diller Atlası"na göre, Türkiye'de 15 dil tehlike altında. Bunlardan biride Kırmanci(zazaca). Dersiminfo bu anlamda benim değerlendirmeme göre çok önemli bir açığı kapatma konusunda iddalı.
 
Umut Hırsızları

Dünyamızın tarihi geçmişte olduğu gibi insanlığın varoluşundan bu güne surekli bir savaş halindedir. Her savaş mutlaka kendi içerisinde doğruyu, yanlışı, haklıyı ve haksızı, bir şekilde yaşananları tarihi bir dipnot olarak beleklerimize kazımıştır.

Insanlık adına ne kadar da savaşsız bir dünya dilesekde, nüfuslu ordulara, büyük ekonomiye, güçlü silahlara sahip olan ülkeler olduğu sürece ve üstelik bunlar kapitalizmin denetimideyse, savaşsız bir dünya hayal etmek çok safca olur.

 
KOŞULSUZ BARIŞ OLMAZ

Bu savaşın devam etmesini isteyenler , savasın koşullarını yaratanlar, kuruluşundan itibaren meşruiyeti tartışılan devletin sözüm ona tehditleri ortadan kaldırmak için, topraklarını koruma, güvenliğini sağlama adına milliyetçilik yapan yöneticilerin popülist özelliklerinin ağır basması, gündemde durmak, mevki edinmek isteyen siyasi , askeri ve ticari otoritelerinin verdikleri narsistce kararların sonucudur.

 
KÜRT AYDIN’I OLMAK

Bu davranış onların insani değer yargılarından tutalım da, vicdanlarını tartışma konusu haline kadar getirebiliyor.
Böyle bir düşkünlük, böyle bir duyarsızlık, böyle bir vicdansızlık hiç bir toplumun aydın kesiminin içinde yoktur. İnsan soramadan geçemiyor; bu suskunluk nereye kadar? Bu korku nereye kadar? Bu vurdumduymazlık nereye kadar?

 
Söyleşi/ Kalbimin Doğu’sunda mültecidir şiir-Rizgari

Hiç gidilmeyen uzaklıklara
şiirle gitmek  isteyen bir şair
Taylan Aydın. Yüreğinin zulasında
sakladığı duyguları şiirle anlatmaya
çalışmış. Taylan Aydın
ile yaptığım söyleşi
de şiirle yolculuklara çıktık.

 *“Hiç gidilmeyen uzaklıklara”
niye ulaşmak istiyorsunuz?

 
AŞK ve Şiir

Şiir duygu ve mantığın, ince bir tılsımın gerçek ile, şiddetin ve insancıllığın o ahenkli dansıyla gelişen yazı türlerinin en zor ve en etkileyici olanıdır. Bu eski dosta sahip çıkma adına, onun bize sunduğu gönül gözünü yitirmeden hayatı ve aşkı şiir gibi yaşamaya çalışalım...  

 
DEVLET Mİ ? KONFEDARALİZM Mİ ?-1-

Sınıflı toplumları yaratan kapitalizm, sınıflar arası rekabetin ve çelişkinin  yanı sıra, adeta azgın bir canavara dönmüş doğa katili ve kültürler bozgunculuğunu da   üstlenmiştir. Kapitalizmin bu yok edici gelişiminin başlangıcında bir  toplumsal gereksinim ve tarihi alt üst oluşlar vardı. Bu noktada olumlu ve olumsuzluklarıyla ayırmak bence biraz daha gerçekçi olacaktır.  

 
SARYA
Sarya yi iki gün içinde okudum. Hem zamanın aksini unutmuş, hem de bir kütük nasıl savruluyorsa dalgaların arasında, nasıl bir batıp bir çıkıyorsa nehirde, öyle bir iki günü geçirdim Sarya ile birlikte. Kürt coğrafyasında yaşanan trajedi ve hepimizin şahit olduğu bu günlerde, gelişmeler nasıl ki tarihsel bir önem taşıyorsa, edebi yazılımlarda doğru ve dürüst yazılsa hakkettiği yeri alacağına inanıyorum. Bildirici'nin üslubu akıcı ve anlaşılır olmak ilen beraber Sarya da derinliği tam olarak yakalayamadığını düşünüyorum.
 
DEVLET Mİ ? KONFEDARALİZM Mİ ?-2-

Kürtlerin doğru politikalar ve çözümler geliştirmediği  konusunda Türkiye  kamuoyunun   tarafsız olmadığı  açık olsa da, asıl sorun Kürt cephesinde ve kamuoyunda olayların doğru tartışılmamasından kaynaklanıyor. Dünya siyaseti ile doğru ilişkilenmek sadece Kürtler için değil  tüm ezilen halklar için mecburi ve kaçınılmazdır.

 
‘Coğrafyama vefa borcum var’-Yeni Özgür Politika

“Yaşadığımız dünya ve kopup geldiğimiz topraklarda acılar ve hüzünler varlığını sürdürdükçe ben kendi adıma şiir yazmaya devam edeceğim”.

Kürt halkı tarih boyunca kendi topraklarında başka halklara yer vermiştir. Ve onlarla hep barış içinde yaşamayı tercih etmiştir. Ama onlar bizim toprakları kendi denetimine aldıktan sonra kendi topraklarımıza uzaktan ısmarlama yapıyoruz. Büyük Kürt şair Ahmed Arif’in dediği gibi “Bakmayın saksıda boy verdiğime kökü  Altındağ'da, İncesu'dadır'' diyor. Benim de köküm Dersim’dedir. Hissetmek bir felsefedir, bir ideolojidir ve bir gerçektir.

 
18 Kasim Ve Kürt İsyanlari 2

Üzerinden 70 yıl geçmesine rağmen hala Dersim isyan halindedir. Osmanlıdan bu yana söylenen deyim adeta her şeyin özetidir; Dersime sefer olur ama zafer olmaz.

 
Kendi Anlığını Kullanma Yürekliliğini Göster(2)

Efendilerin yoğun olarak ekonomik ve askeri aygıtlar ile kontrol ettikleri bu geleneklerine karşı Kant’in şu çümlesinin konuya biraz daha ışık tuttuguna inanıyorum. İnsan türü için temel sorun,doğanın insanı çözmek zorunda bıraktığı sorun,hukukun evrensel bir biçimde eğemen olduğu sivil bir toplum kurma sorunudur.Çünkü tek tek bireyler arasındaki karşıtlık toplumlar arasında’da görülecektir.Bunun için insanlğın “yırtıçılığının karışık durumunda”çıkıp bir “”uluslar topluluğu”nda bir araya gelmesi gerekmektedir.

 
Söyleşi-Kalbimin Doğusu-Aktuel Bakis

- Mutlaka şairler yazdıkları şiirler kadar kişilikleriyle de bir sentezi yansıtırlar.
Çünkü içinde yaşadığı gerçekleri daha derin ve daha sancılı yaşadıklarına inanıyorum. Bu gerçekler şairin muhalif bir kişilik sergilemesi temelini oluşturması gerektiğine de inanıyorum. Fakat karıştırılmaması gereken bir sorun da kişilik kavramının göreceli ve ucu açık başka bir tartışma konusu olduğudur.

 

İstatistik

Content View Hits : 7868